Sibel Parlak Logo
Telefon +90 242 322 63 86 +90 506 407 04 97

Öfkelenmemeyi Nasıl Sağlayabiliriz ?

841 kez okundu

Amerikalı psikolog Paul Ekman evrensel yüz ifadelerinden temel duyguları tanımlar iken öfkenin de temel bir duygu olduğunu belirtmiş. Kısaca öfkenin yüz ve mimiklerimize, beden dilimize yansımaları evrenseldir.

Öfke danışmanlık süreci içinde müracaatlarda en sık şikayet edilen duygudur. Danışanlar “Öfke kontrolüm yok, etrafımdaki kişileri çok kırıyorum, tahammülsüzüm, kendimi kontrol etmekte güçlük çekiyorum, tepkilerimi kontrol edemiyorum sonra çok üzülüyorum “ gibi cümlelerle öfkeli halleri ile ilgili serzenişte bulunurlar.

Aslında öfke duygusu değil öfke duygusunun sonucunda tepki verme şekliniz sorun yaratır. Öfkelenip bağırıp çağırmak, saldırganlaşmak, yakıp yıkmak isteğinin önüne geçmeyerek etrafındakileri incitmekten çekinmeyen bir durum yaşayan bireyler, öfke duygusu geçince pişmanlık, suçluluk duyguları ile baş başa kalır. Bazen ise öfke ile ilgili haklılık yanlarına sığınarak “Bu yapılana öfkelenmemek mümkün mü? “  yahut “Beni bu hale sen getirdin” diyerek karşı tarafta ki kişiyi suçlayarak aka çıkmaya çalışır.

Tüm bu tablodan rahatsız olan kişi ne yapacak ki öfke duygusunu kontrol edecek ?

1)İlk olarak sorunu dışsallaştırmak çözüme gitmeyi zorlaştırır, bu sebeple öfke tepkilerimizin size ait olduğunu kabul edin, duygunuzu ve duyguyu gösterme şeklinizin sorumluluğunu kabul edin. “Beni öfkelendiriyorsun” demekten vazgeçip “Ben öfkeleniyorum” diyerek duygunuzun sorumluluğunu alın.

2) Öfkeye mantıksal bakış açısıyla inceleyip ”Olayın doğrusu bu,alternatif bir çözüm olamaz” bakış açısından bakmaktan vazgeçin .Doğru tektir ve evrenseldir bakış açısı kişinin olaylara dar çerçeveden bakmasına neden olur , bunun faturası ağırdır.Doğru tek değil çoktur , alternatif çözümler her zaman için vardır.

3)Gereklilik –meli ,-malı ile biten cümlelerden uzaklaşın, olaylara siyah- beyaz, doğru- yanlış, haklı- haksız gibi iki kutuplu bakış açıları ile baktığınızda tıkanırsınız, bunlar kişilerin olaylara bakış alışkanlığıdır. bireysel farklılıkları, durumları dikkate alıp incelemeye çalışmalısınız.

4)Yoğun öfkelendiğinizde fizyolojik olarak bedeninizde tepkiler gelişir ve bu durum altında sağlıklı, mantıklı düşünme becerilerinizi kaybedersiniz. Nabız atımınızın yükselmeye başladığı durumlarda öfke tepkilerinizi kontrol etmekte güçlük çekeceğinizden ortamdan belli bir süre uzaklaşmanızda fayda vardır.

5)Değişim evrenin ilkesidir, her şey ve herkes sürekli değişimin içindedir fakat siz değişimi kendinizde değil karşı tarafta hedefliyorsanız büyük bir yanılgı içinde olursunuz ve onu değiştiremediğiniz için öfke tepkilerimizi kontrol edemeyebilirsiniz. Karşınızdaki kişiyi değiştirmeye çalışmak imkânsızı zorlamaktır.

6)Empatik olmaya çalışın ve duruma biraz uzaktan bakıp, karşınızdaki kişiyi anlamaya gayret gösterin.

7)Kendi kurallarınızı ve yaşam felsefenizi dikte eden tarafınızı törpüleyin.

8) Acımasız konuşan eleştirel yanınızı susturun, eleştirerek sorunu çözemezsiniz, sadece daha karmaşık duruma sokarsınız, eleştirmek yerine karşı tarafa durumun sizde yarattığı duyguyu ve düşüncelerinizi aktarın, emin olun bunu yaparak çözüme daha kısa zamanda ulaşabilirsiniz.

Diğer makaleleri görüntülemek için tıklayınız..